Tenkis davası, miras bırakanın ölüme bağlı tasarruflarıyla veya kanunda öngörülen bazı kazandırmalarıyla saklı payı zedelenen mirasçının, bu tasarrufların yasal sınıra çekilmesini mahkemeden istediği davadır. Türk Medenî Kanunu’nun 560. maddesine göre saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, miras bırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler. Bu yazıda saklı payın ne olduğu, kimlerin saklı paylı mirasçı sayıldığı, saklı pay oranları, tenkis davasının şartları ve tabi olduğu süreler, yürürlükteki mevzuat ve Yargıtay uygulaması çerçevesinde genel hatlarıyla ele alınmaktadır.
Saklı Pay Nedir, Hangi Mirasçılar Saklı Paya Sahiptir?
Saklı pay, miras bırakanın vasiyetname veya miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarruflarla dahi ortadan kaldıramayacağı, belirli yasal mirasçılara kanunla güvence altına alınmış asgari miras payıdır. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (TMK) 505. maddesinin 4/5/2007 tarihli ve 5650 sayılı Kanunla değişik birinci fıkrasına göre, mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan miras bırakan, mirasının yalnızca saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir. Bu mirasçılardan hiçbiri yoksa miras bırakan mirasının tamamında serbestçe tasarruf edebilir.
Buna göre günümüzde saklı paylı mirasçılar üç grupla sınırlıdır: altsoy (çocuklar, torunlar ve devamı), ana ve baba ile sağ kalan eş. Kardeşlerin saklı payı, 5650 sayılı Kanunla TMK m. 506’nın ilgili bendinin yürürlükten kaldırılmasıyla 2007 yılında sona ermiştir; dolayısıyla kardeşler bugün yasal mirasçı olabilseler de saklı pay iddiasında bulunamazlar.
Saklı Pay Oranları Nasıl Hesaplanır?
TMK m. 506 uyarınca saklı pay, ilgili mirasçının yasal miras payı üzerinden hesaplanan bir orandır: altsoy için yasal miras payının yarısı; ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri; sağ kalan eş için ise altsoy veya ana ve baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçüdür. Görüldüğü üzere sağ kalan eşin saklı payı, diğer mirasçılara kıyasla özel olarak güçlendirilmiştir.
Basit bir örnekle açıklamak gerekirse: Eşi ve iki çocuğu bulunan bir miras bırakanın terekesinde eşin yasal payı dörtte bir, çocukların her birinin yasal payı sekizde üçtür. Eşin saklı payı yasal payının tamamı olan dörtte bir; çocukların her birinin saklı payı ise yasal paylarının yarısı olan on altıda üçtür. Saklı paylar toplamı dışında kalan kısım, miras bırakanın serbestçe tasarruf edebileceği bölümü, yani tasarruf edilebilir kısmı (tasarruf nisabını) oluşturur. TMK m. 507 gereği tasarruf edilebilir kısım, terekenin miras bırakanın ölümü günündeki durumuna göre hesaplanır.
Tenkis Davası Nedir, Hangi Hâllerde Açılır?
Tenkis, sözlük anlamıyla indirme, eksiltme demektir. Miras bırakan, tasarruf edebileceği kısmı aşarak saklı payları zedelediğinde, zedelenen mirasçı TMK m. 560 uyarınca aşan kısmın tenkisini dava edebilir. Tenkise konu olabilecek tasarrufların başında vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarruflar gelir; kanun ayrıca bazı sağlararası karşılıksız kazandırmaların da tenkise tabi tutulmasına imkân tanımaktadır. TMK m. 561’e göre saklı pay sahibi mirasçılara yapılan kazandırmaların saklı payı aşan kısmı ile saklı pay sahibi olmayan kişilere yapılan kazandırmalar orantılı olarak tenkis edilir.
Güncel içtihatta da bu ilkeler vurgulanmaktadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 4.3.2025 tarihli ve E. 2024/2492, K. 2025/1249 sayılı kararında, mirasın saklı paylar toplamı dışında kalan kısmının tasarruf edilebilir kısım olduğunu ve murisin vasiyetnameyle tek mirasçı ataması hâlinde diğer mirasçıların saklı paylarının ihlal edilmiş olabileceğini ortaya koymuştur. Buna karşılık Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin E. 2013/600, K. 2013/2117 sayılı kararında ifade edildiği gibi, tasarruflar tasarruf edilebilir kısım içinde kalıyorsa saklı payın zedelendiğinden söz edilemez ve tenkis talebi dinlenmez. Yani her vasiyetname veya bağış otomatik olarak tenkise tabi olmaz; belirleyici ölçüt, ölüm günü itibarıyla hesaplanan tasarruf nisabının aşılıp aşılmadığıdır.
Tenkis Davasını Kimler Açabilir?
Tenkis davasını kural olarak saklı payı zedelenen mirasçı açar. Bunun yanında TMK m. 562, belirli koşullarla mirasçının alacaklılarına ve iflas idaresine de dava hakkı tanır: Saklı payı zedelenen mirasçı, iflası hâlinde iflas dairesinin veya kendisine karşı ellerinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklıların ihtarına rağmen tenkis davası açmazsa, iflas idaresi veya bu alacaklılar, alacaklarının elde edilmesi için gerekli olan oranda ve mirasçıya tanınan süre içinde tenkis davasını kendileri açabilirler. Dava, miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde görülür ve kazandırmadan yararlanan kişilere karşı yöneltilir.
Tenkis Davasında Süreler Nelerdir?
TMK m. 571 uyarınca tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Bu süreler zamanaşımı değil hak düşürücü süre niteliğindedir; hâkim tarafından resen gözetilir. Maddenin son fıkrası önemli bir güvence içerir: Tenkis iddiası, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Örneğin vasiyet alacaklısı, vasiyetnamenin yerine getirilmesini talep ettiğinde, saklı paylı mirasçı süre geçmiş olsa bile tenkis def’ini savunma olarak öne sürebilir.
Tenkis Hesabında Nelere Dikkat Edilir?
Tenkis hesabı uygulamada davaların en teknik aşamasıdır. Tasarruf edilebilir kısım, terekenin ölüm günündeki durumuna göre; tereke aktifinden borçlar, cenaze giderleri gibi kalemler indirilerek ve kanunda öngörülen eklemeler yapılarak belirlenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E. 2010/9218, K. 2010/15381 sayılı kararında vurgulandığı üzere, tasarruf nisabı ve saklı payın hesabına ilişkin bilirkişi incelemesinin bu esaslara uygun yapılması gerekir. Öğretide ve yargı uygulamasında ayrıca, miras bırakan evli ise önce eşler arasındaki mal rejiminin tasfiye edilmesi, sağ kalan eşin katılma alacağı ayrıldıktan sonra kalan değerlerin tereke hesabına dâhil edilmesi gerektiği kabul edilmektedir; nitekim mal rejimi sözleşmelerinin tenkis davasına etkileri akademik çalışmalara da konu olmuş, bu yönde YÖK Ulusal Tez Merkezi’nde kayıtlı güncel tezler hazırlanmıştır. Bu iki aşamalı yapı, hesap sonucunu önemli ölçüde değiştirebildiğinden uyuşmazlıklarda sıkça tartışma konusu olmaktadır.
Son olarak belirtmek gerekir ki, miras bırakanın sağlığında görünüşte satış yapıp gerçekte bağışladığı ileri sürülen devirler bakımından uygulamada muris muvazaası olarak bilinen ve tapu iptali ve tescil istemine dayanak yapılan ayrı bir hukuki sebep daha bulunmaktadır. Muvazaa iddiası ile tenkis istemi farklı koşullara ve sonuçlara tabi olduğundan, somut durumun hangi hukuki sebebe dayandığının doğru belirlenmesi önem taşır.
Sık Sorulan Sorular
Kardeşlerin saklı payı var mıdır?
Hayır. 2007 yılında yürürlüğe giren 5650 sayılı Kanun değişikliğiyle kardeşlerin saklı payı kaldırılmıştır. Kardeşler koşulları varsa yasal mirasçı olabilir; ancak miras bırakanın tasarruflarına karşı saklı pay iddiasıyla tenkis davası açamazlar.
Miras bırakan vasiyetnameyle tüm malvarlığını tek kişiye bırakırsa ne olur?
Vasiyetname geçerliliğini korumakla birlikte, saklı paylı mirasçılar süresi içinde tenkis davası açarak kazandırmanın saklı paylarını aşan kısmının indirilmesini isteyebilirler. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli kararına konu olayda tek mirasçı atanması nedeniyle saklı payların zedelendiği tartışılmıştır.
Tenkis davasında bir yıllık süre ne zaman başlar?
Bir yıllık süre, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren işler. Her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl geçmekle dava hakkı düşer (TMK m. 571).
Tenkis def’i nedir?
Dava açma süresi geçmiş olsa dahi, kendisinden vasiyet borcunun ifası istenen saklı paylı mirasçının, bu talebe karşı savunma yoluyla tenkis iddiasını ileri sürebilmesidir. TMK m. 571 gereği tenkis iddiası def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
Tenkis davası kime karşı açılır?
Dava, saklı payı zedeleyen ölüme bağlı tasarruftan veya tenkise tabi kazandırmadan yararlanan kişi ya da kişilere karşı açılır. Birden fazla kazandırma varsa tenkis, TMK m. 561’deki orantılılık esasına göre yapılır.
Sorumluluk Reddi
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya somut olaya özgü hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Miras hukuku uyuşmazlıkları, terekenin kapsamı, mirasçılık sıfatı ve sürelere ilişkin özellikler nedeniyle olaydan olaya farklılık gösterir. Yazının hazırlandığı tarihten sonra mevzuat ve içtihat değişiklikleri olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Bize Ulaşın
Saklı pay ve tenkis davasına ilişkin sorularınız bakımından, somut durumunuzun yürürlükteki mevzuat çerçevesinde değerlendirilebilmesi için bir avukattan hukuki danışmanlık almanız yararlı olacaktır. Dilerseniz iletişim sayfamız üzerinden bizimle irtibata geçebilirsiniz.